English

Kaş Kalkan Patara Side

KAŞ KALKAN PATARA

Kaş-Fethiye yolunun 30. km.sinde yer alan Kalkan (Kalamaki), güney girişindeki irili ufaklı adaların çevrelediği küçük bir koyda kurulmuş liman yerleşkesidir. Bezirgan Düzü’nün, daha batıdaki Ovagelemiş ve Fırnaz köylerinin ürünlerinin sevk edildiği bir liman yerleşmesi olarak bilinen Kalkan, son yıllarda gelişerek bölgenin turizm merkezi konumuna gelmiştir. 

İnanılmaz güzellikteki denizi, her türlü gezi teknesine demirleme imkanı veren yat limanı, her kesime yönelik küçük, sevimli, temiz konaklama tesisleri ve özellikle birkaç kilometre içinde ulaşılabilen dağ ve köy yaşamı, yörenin temel geçim kaynaklarından biri olan otantik zeytin sıkma ve zeytinyağı üretim tesisleri, Kalkanı görülmesi gereken yerler arasına sokmaktadır.

Deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine bugün "Kale İçi" denmektedir. Kale İçi'nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirmektedir. Eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda insanların yaşam şekli,davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararlı bilgiler aktarmaktadır. 

Kale
İçi'nin sokakları dardır. Çoğunlukla limandan yukarılara doğru, dış surlar yönünde uzanırlar. Evler sahiplerinin ekonomik güçleri ve kullanılış amaçlarına göre farlılık gösterebilmektedir. Fakat ortak özellikleri çoktur. Genellikle yığma taştan ve ağaç bağlantılı olarak yapılmışlardır. Hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur. Sokağa bakan yüzde, ilk katta çok az pencere vardır. Üst katta ise "Cumba" denilen ve hem ev, hem de sokak mimarisine uygun olarak yapılmış çıkmalar vardır. Bu çıkmalar ağaç süslemelerle bezenmiştir. 

Evlerin merkezini, zemin katta, bahçeye aç
ılan ve taş zeminli "Taşlık"lar oluşturur. Bu taşlıklarda ağaçtan dinlenme kanepeleri vardır. Buralardan zemin kattaki odalara geçilebildiği gibi, üst kata da bir merdivenle ulaşılır. Zemin kat evin daha çok hizmet bölümüdür. Depo, mutfak gibi görevi olan odalar buradadır. Üst kat ise yaşam içindir. Üst katın odalarının pencereleri daha büyük olduğundan dolayı daha aydınlıktır. Çoğunlukla bu odalarda üst üste iki sıra pencere vardır. 

Üst pencereler cams
ız olup ağaç kafeslerden oluşmakta, alt pencereler açılıp kapanabilir türdendir. Cumbaların üst pencerelerinde küçük boyutta ve genellikle renkli camlar bulunur. Kale içinde birçok ev aslına uygun restore edilmiştir. Kale içi günümüzde, eğlence yerlerinin, pansiyonların, restoranların, hediyelik eşya satan dükkanların ve antika halı satan mağazaların bulunduğu eşsiz güzellikte bir turizm merkezi olmuştur. 

Antalya liman
ı bir zamanlar Türkiye'nin güney kıyısında Mersin'den sonra gemilerin yanaşabileceği ikinci limandı. Bu gün ise bu limandan sadece yatlar yararlanmaktadır. Kentin batısında yapılan Endüstri Limanı'nın çalışmaya başlaması ile eski limanın adı "Yat Limanı" olarak değişmiştirDeniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine bugün "Kale İçi" denmektedir. Kale İçi'nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirmektedir. Eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda insanların yaşam şekli,davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararlı bilgiler aktarmaktadır. 

Kale
İçi'nin sokakları dardır. Çoğunlukla limandan yukarılara doğru, dış surlar yönünde uzanırlar. Evler sahiplerinin ekonomik güçleri ve kullanılış amaçlarına göre farlılık gösterebilmektedir. Fakat ortak özellikleri çoktur. Genellikle yığma taştan ve ağaç bağlantılı olarak yapılmışlardır. Hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur. Sokağa bakan yüzde, ilk katta çok az pencere vardır. Üst katta ise "Cumba" denilen ve hem ev, hem de sokak mimarisine uygun olarak yapılmış çıkmalar vardır. Bu çıkmalar ağaç süslemelerle bezenmiştir. 

Evlerin merkezini, zemin katta, bahçeye aç
ılan ve taş zeminli "Taşlık"lar oluşturur. Bu taşlıklarda ağaçtan dinlenme kanepeleri vardır. Buralardan zemin kattaki odalara geçilebildiği gibi, üst kata da bir merdivenle ulaşılır. Zemin kat evin daha çok hizmet bölümüdür. Depo, mutfak gibi görevi olan odalar buradadır. Üst kat ise yaşam içindir. Üst katın odalarının pencereleri daha büyük olduğundan dolayı daha aydınlıktır. Çoğunlukla bu odalarda üst üste iki sıra pencere vardır. 

Üst pencereler cams
ız olup ağaç kafeslerden oluşmakta, alt pencereler açılıp kapanabilir türdendir. Cumbaların üst pencerelerinde küçük boyutta ve genellikle renkli camlar bulunur. Kale içinde birçok ev aslına uygun restore edilmiştir. Kale içi günümüzde, eğlence yerlerinin, pansiyonların, restoranların, hediyelik eşya satan dükkanların ve antika halı satan mağazaların bulunduğu eşsiz güzellikte bir turizm merkezi olmuştur. 

Antalya liman
ı bir zamanlar Türkiye'nin güney kıyısında Mersin'den sonra gemilerin yanaşabileceği ikinci limandı. Bu gün ise bu limandan sadece yatlar yararlanmaktadır. Kentin batısında yapılan Endüstri Limanı'nın çalışmaya başlaması ile eski limanın adı "Yat Limanı" olarak değişmiştir.


SİDE

Side, ismini Anadolu'da "Nar" anlamına gelen sözcükten almıştır, Antalya iline bağlı 75 km doğusunda yer alan bir sahil kasabasıdır.

Manavgat'ın turistik bölgesi olan Side'de antik kalıntıları ve otelleri bulabilirsiniz. Side'deki satılık olan daireleri ağırlıklı olarak İngilizler ve Almanlar satın almaktadır.

Side, 7. yüzyılda Yunan yerleşimciler tarafından bulunmuş olup, limanı nedeni ile bölgedeki en önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelmiştir. Side'nin kendi konuşma dili vardı, M.Ö 200-300 yılları dönemine ait bir kaç yazıt bulunmuş olup hala konuştukları dil çözülememiştir. Side'de yapılan kazılarda M.Ö 7. yüzyılda yaşayan İlk Hititler uygarlığına ait kalıntılar bulunmuştur.

Büyük İskender'in M.Ö 333 yılında yaptığı Side kuşatması ile Side'ye Hellenistic kültürü geldi. İskerder'in M.Ö 300 yılında ölümünden sonra Side, 2. yüzyılda Selevkos İmparatorluğu düşünceye kadar İskender'in genel kuralları ile yönetildi. Side büyüyüp zenginleşti ve önemli bir kültür merkezi haline geldi.

M.Ö 190 yılında Side kralı Antiokhos, Rodos destekli bir Roma filosu tarafından yenilgiye uğratıldı. M.Ö 188 yılında yapılan Apamea anlaşması ile Antiokhos Toros dağlarının kuzeyindeki topraklardan vazgeçmek zorunda kaldı. Bu zaman zarfında bugün de kullanılan Antalya limanı II.Attalos Phidelphus tarafından yaptırılmıştır. 1. yüzyılda Kilikyalı korsanlar Side limanını devraldı ve M.Ö 78 yılında Roma konsülü Servili us Vatia tarafından yenilgiye uğratılıncaya kadar köle ticaretinde üs olarak kullandılar.

Side M.Ö 67 yılında Roma imparatorluğu egemenliği altına girdi ve Roma Galatia eyaletine eklendi. Side zeytinyağı ticareti ile bir ticaret merkezi haline geldi ve nüfusu 60.000' yükseldi.

Side'de kazı ile elde edilen kalıntıların çoğu M.Ö ilk üç yüzyıla aittir. 4. yüzyılda işgaller kenti zayıflatmaya başladı. 5. yüzyılda doğu Pamphylia piskoposluğunun yerleşim alanı olmasına rağmen 7. yüzyıldaki Arap istilalarına karşı kendi savunmasını yapamadı. Depremler 10. yüzyılda terk edilip tahrip olan şehri yok etti.

12. yüzyılda, Bizans döneminin ilk dönemlerinde, Side Yahudi nüfusunun ağırlıklı olduğu bir şehir haline geldi. Ancak sonraki işgaller şehri kırıp geçirdi, nüfusu günümüzdeki Antalya'ya yerleştikten sonra Eski Adalya ismini aldı.

Side kalıntıları Küçük Asya'daki en dikkate değer kalıntılardır. Tiyatro kompleksinin kalıntıları olan Pamfilya bunların en büyüğüdür. Roma amfi tiyatrosu gibi inşa edilmiş olan Side tiyatrosu 15.000 oturma kapasitelidir. Tiyatro, Gladyatör dövüşleri için kullanıldıktan sonra Bizans döneminde iki şapel haline getirilmiştir. Doğu Pamphylia piskoposluğu tarafından kullanılmış olmasına rağmen, hala Roma Katolik kilisesi olarak ziyaret edilebilir.

Side, 1947'den beri arkeologlar tarafından kazılmaktadır ve popüler bir turizm merkezi olarak günümüzde hala gelişmektedir.